BAŞUCUYAZILARI-1 (alıntıdır)
Olumluyu Seçmek
Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen
etrafındakileri çıldırtırdı bile, "Bu adam bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor?" diye. Birisi nasıl olduğunu sorsa "Bomba gibiyim." diye yanıt verirdi hep. "Bomba gibiyim..."
Jerry doğal bir motivasyoncuydu. Yanındaki insanlardan biri o gün, kötü bir gündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı. Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni. Bir gün Jerry'ye gittim
"Anlayamiyorum." Dedim.
"Nasil oluyor da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan
olabiliyorsun? Nasil basariyorsun bunu?
"Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerry bugün iki seçimin var. Havan ya iyi olacak ya da kötü derim. Her zaman havamın iyi olmasını seçerim.
Kötü bir şey olduğunda yine iki seçimim var. Kurban olmak ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, yine iki seçimim var. Sikayetini kabul etmek ya da ona hayatin olumlu yanlarini gostermek. Ben olumlu yanlarını göstermeyi seçerim.
"Yok yahu" diye dalga geçtim.
"Bu kadar kolay yani"
"Evet...Kolay..." dedi Jerry.
"Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanlarin senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kötü olmasını seçersin. Yani sen hayatını nasıl yaşayacağını seçersin." Jerry'nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu uzun yıllar görmedim. Ama hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine olumlu seçimler yaptığımda hep onu hatırladım.
Yillar sonra Jerry'nin başına çok talihsiz bir olay geldi. Soygun icin gelen hırsızlar Jerry'yi delik deşik etmişler. Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiginde kursunlarin bazilari hala vücudundaymış. Ben onu olaydan altı ay sonra gördüm.
"Nasılsın?" diye sorduğumda "Bomba gibi" dedi.
"Bomba gibi"
"Olay sırasında neler hissettin Jerry?" dedim.
"Yerde yatarken iki seçimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim ya ölümü. Ben yaşamayı seçtim."
"Korkmadın mı? Şuurunu kaybetmedin mi?"
"Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep'iyileşeceksin merak etme' dediler. Ama acil servisin koridorlarinda sedyemi hızla sürerken doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana "Bu adam ölmüş" diyordu. "Birşeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım."
"Ne yaptın?" diye merakla sordum.
"Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak her hangi bir şeye
ihtiyacım olup olmadığını sordu.
'Evet' diye yanıt verdim." "Var"
Doktorlar ve hemşireler merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladım ve bağırdım. "Benim kurşunlara alerjim var!.."
Doktor ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım. "Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi degil."
Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının da büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana yeni bir ders oldu.
Hergün hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim ve herşeyin kendi seçimlerimize bağlı olduğunu. 1. Unutup gitmek,
2. Yazıyı dikkate alıp kesip saklamak, arkadaşlarınıza göndermek.
Francie Baltazar Schartz'yn yazısını okuduktan sonra düşündüm, iki seçimim vardı:
1. Çöpe atmak,
2. Birileriyle paylaşmak. Ben seçimimi yaptım. Ya siz?...